Yine başa sardık olanları. Yine. Yine açım ben. Sanki bu sefer doyarım hissi vardı içimde, olmadı. Olmalıydı sanki. Olsaydı.
Bu boşluk doymak bilmiyor bi türlü. Aç gözlü çok. Obur bi çocuk gibi. Karnını doyurmak değil gözünü doyurmak mesele ya. Doymuyor. "Doymak" kelimesini çıkarmış aklından.
İlgisizlik beni öldürecek. Sevmiyorum. O yakınsa hep yakın olmalı bence. Bi yakın bi uzak durma olayını kaldıramıyorum. Sindiremiyorum. İstemiyorum.
Öyle bi hatun olamadım ona yanıyorum. Sürekli aynı ilgiyi koruyacak birini bulamadığıma ayrıca yanıyorum.
Aynı ilgi, aynı dozda verilmeli bana. Bu açlık hissi öyle kaybolur anca. Yoksa gitmez ilelebet kalır benimle yaaa... :S
boşluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boşluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ağustos 2010 Cuma
10 Temmuz 2010 Cumartesi
Ruhum Kötü...

Bi eksiklik var. Bi yarım kalmışlık... Bir tuhaflık var. Bir hissizlik...
İçimde bir şeyler yok. Bakıyorum. Soruyorum. I-ıh. Yok.
Hiç bir şeyden zevk almaz mı insan? Hiç bir şeyle mutlu olmaz mı? Hep anlık mı olur böyle şeyler?
Sanki bilmedigim bir parçamda sorun var. Benlik olgusundan koparıp ayırmış, boşluğa sürüklemiş.
Ne verilse doymayan bir boşluk.
Ne söylesem kar etmeyen bir açlık.
Ne duysa mutlu olmayan bir ruh.
Duymak istediklerim değil söylenenler. Beni benden alıp götürenler. Beni istediği hale getirebileceğini düşünenler. Hiç biri değil. Hiç biri ben değil. Hiç biri anlamaz.
Ruhum hasta benim. Ruhum delik deşik. Ruhum yamalar içinde. Ruhumda hasar. Bende değil. Hiç kimse bilmez ya, anlamaz ya olanları. Gizlidir hep orda. Hepsi ama hepsi ruhumda...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)