Hep söyleyip duruyorlar "öldürmeyen acı güçlendirir" diye, n'apalım? İnanalım mı yani?
Yok, cesaret vermek mümkün değil kendine. Neler vardı hayatında "onsuz yaşayamam" dediğin? Neler oldu "bir kere daha başıma gelmesin" diye dua edip durduğun?
Sebep aradın kendine, sevgini de yok ettin, merhametini de. Değiştin günden güne. Sevmeyi mi unuttun acaba? Sevilmenin mi kıymetini bilemedin? Göstere göstere yaptın herşeyi. Her hata sonrası millet vahlanırken sen çıkıp "benim hayatım, benim hatalarım" diyebildin mi peki? Dedin! Öyleyse düşünme daha fazla. Gül geç. Vazgeç.
Tükendiğini hissettiğin anlar oldu mu hiç? Kalbinin paramparça olduğunu, sabahtan akşama ruhunu birilerinin hapsettiğini düşündün mü hiç? Elinden hiç birşey gelmediğini, vazgeçmenin "dünyanın en büyük lüksü" sayıldıığını farkettin mi hiç?
İçinden geldiği gibi gülmeyi unuttuğunu, "rol mü bu? görev mi?" sorusunun her aynaya baktığında karşına çıktığını idrak edebildin mi? Sebepler mi? Sonuçlar mı? Hangisinden daha çok sorumlu olduğunu biliyor musun mesela?
Sanki bi kuleye kapatılmış, içini açmayı hiç öğrenememiş, güzellikleri bir bir farkettiğinde keyfini süremediğini görmüş, yaşlanmış, çökmüş. Yapayalnız yürümek zorunda bırakılmış belki, insanların kötü olduğuna inandırılmış, sonra da olan güveni alıp götürülmüş gibi...
Hadi yine güven birine.
Hadi yine sev.
Hadi sevginin kıymetini bil.
Hadi sevilmenin güzelliğini hatırla.
Hadi hatıralarla, güzel anılarla doldur hafızanı.
Hadi gül.
Hadi bir şans daha.
Hadi yine dön başa.
15 Ekim 2012 Pazartesi
11 Ekim 2012 Perşembe
A Mi Manera
Zerre ispanyolca anlamayan birine sanki herşeyi anlatırmış gibi söylüyor şu şarkıyı Buika. Öyle içimden geliyor sözleri sanki. Kadının sesinde bir tılsım var. Var ki ne var...
Şarkının tam ortasında diyor ya "Cause the World it's inside of me" diye, işte can alıcı yeri bu.
12 Eylül 2012 Çarşamba
14 Ağustos 2012 Salı
Seviyorum!
Birini nasıl seversiniz siz? Herşey muntazam, dört dörtlük olduğunda mı?
Birinin gözlerinin içine baktığınızda içinizden boynuna atlamak gelir mi? Öpücüklerinize kahkahaların da karışmasını ister misiniz siz? Gamzelerine dokunup, durup durup öpmeyi diler misiniz?
Seviyorsam, dokunuyorsam, benimse, bana aitse gerisi mühim değil sanki. Dizimin dibinde öylece yatabiliyorsa, ona dokunduğumda bakıp gülümsüyorsa, ondan bir dakika bile ayrı kalmama izin vermiyorsa sevmek hakkım değil mi?
Seviyorum, merkez. Belki bilirsin böyle olması gerektiğini. Gelen, gideni aratmaz da gidenin yerini çiçek bahçesine çevirir ya tam öyle. Gelen öyle bir gelir ki siler geçmişi, düzeltir seni, kaldırır ayağa. Bi güzel sever, kendine getirir. İçin içine sığmaz. Dolar taşarsın sanki. Hani 5 dk ofise uğramaları da güzel, alıp seni spor salonunda tam karşısında oturtması da. Yanindan geçenler umurunda değil, gördüğünü seviyorsun ya asıl güzel olanı bu bence.
Ve bi Aslan'ı sevmenin zorluğu, kimse bilmez tabi.
30 Temmuz 2012 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















